top of page

21.12.2012’ de Kıyamet Koptu!

  • calpay
  • 15 Ağu 2023
  • 1 dakikada okunur

Evet, bir çok insan bekledi ama dünyanın sonu gelmedi zannediyoruz. Aslında geldi ancak farkında değiliz.

Kısaca anlatmaya çalışayım.


İşler karıştığı zaman insan bir bilen arar. Eski çağlarda “bir bilen” hep çeşitli tanrılar olmuş, zamanla tek tanrıya dönülmüş ve sonrasında da bunların yerini “bilim” almıştır. “Bir bilen” in bilim olmasıyla da insanlar dayanak olarak bilimi kullanmaya başlamışlar ve bütün enerjilerini teknolojik ilerleme için harcamayı seçmişler.

Epeyce bir zamandır teknoloji çağında yaşıyoruz ve teknolojinin getirdiği nimetlerden faydalanıyoruz. Öyle ki, dinimiz imanımız teknoloji oldu. Ancak bu yolda ilerlerken unuttuğumuz çok önemli bir şey var;

“Teknolojinin sağladığı medeniyet, ruhsal anlamda ilkelliktir.”

İlkel insanların doldurduğu bir dünyada yaşamak ise kendini insan olarak nitelendirmeye çalışanlar için eziyete dönüyor. Ruhsallık bitti. Artık zaman yok, mekan yok, iletişim yok, ilişki yok. Sadece fotoğraf karelerine sıkıştırılmış anlık senaryolar var. Gerçek ile bağlantımızı kaybettik, teknoloji kullanarak yarattığımız ve kaydettiğimiz anları yaşam sanıyoruz. Bu dünyayı terk ettik, sanal aleme geçtik. Yavaş yavaş başlayan bu geçiş 21.12.2012 de dönülmez noktayı aştı, kıyamet koptu. Artık;

Sanal Alem = Öbür Dünya

Öbür dünyada kaydettiğimiz hayalleri dünyaya yollamaya çalışıyoruz ancak görebilecek kişiler de yine bizimle birlikte öbür dünyada. Dünya değiştirdiğimizin farkında değiliz. Bir yandan da gerçek dünyada yaşayanları dışlayıp aşağılayarak yok saymaya çalışıyoruz, aslında yanımızda olmasına ihtiyacımız olan onlar olmasına rağmen.

Öbür dünyada yaşayınca insan olmayı mazeret olarak kullanmaya başladık. İnsanın insanlığı mazeret olmamalıdır, unuttuk. Dünyaya dönmek istiyorsak hatırlamamız gerek önemli bir şey var.

İnsan olmak MARİFETTİR, mazeret değil! Bunu başarmak için de önce dünyaya dönmek ve gerçekten yaşamak gerekiyor

Yorumlar


Bana Ulaşın

bottom of page