top of page

Anlaşmamakta Anlaşalım

  • calpay
  • 16 Ağu 2023
  • 2 dakikada okunur

İki yaşındaki çocuğunuzun sizin limitlerinizi özellikle zorladığını düşünüyorsanız aslında doğru düşünüyorsunuz. Çünkü neyi yapıp neyi yapamayacağını anlamak ve çevresindeki dünyayı tanımak için sürekli yeni bir şeyler deniyor ve keşfediyor. Siz onun özgür iradesini bastırmamak adına ona hayır dememeye çalışırken sizin her söylediğinize anında “hayır” diye cevap veren bir çocukla nasıl anlaşabilirsiniz…


Oğlumuz Efe için bu dönemde en önemli şeylerden biri çeşitlilik. Gelişmekte olan zihni için çok çeşitli oyunlar, kitaplar ve mekanlara ihtiyacı var. O yüzden mümkün olduğunca onu değişik tarzda oyuncak ve çeşitli konularda bolca kitapla buluşturmaya çalışıyoruz. Değişik oyun gruplarında çeşitli aktiviteler yapmasını, fırsat buldukça doğada taş, toprak, bitki, hayvanlara dokunmasını ve tanımasını sağlamaya çalışıyoruz. Evde ve dışarıda basit görevler verip onları yerine getirmesini izliyoruz. Ancak bu aralar Pandeminin tekrar hızlanması ve havaların soğumasıyla, Efe’yle evde geçirdiğimiz zaman biraz daha arttı.

Evde enerjisini sağlıklı bir şekilde boşaltmak ve zamanımızı güzel bir şekilde geçirebilmek için ilgisini canlı tutacak, aktif oyunlar icat etmemiz gerekiyor. Kitaplara bakmayı çok seviyor, oyun hamuru ve Legolarla oynamak hoşuna gidiyor, ancak en çok ve aslında yalnızca oynamak istediği tek şey arabalar. Oyunların ana konusu trafik tıkanması, yolda kaza olup yolun kapanması, durumlara müdahale eden itfaiye, ambulans, çekici, vinç gibi araçlar ve araçların parka girip çıkması. Oyun senaryolarını ne kadar çeşitlendirsek de sadece arabalarla oynuyor olması zihinsel gelişimi için yeterli değil bizce. Dolayısıyla fiziksel aktivitenin içine de hayal gücünü çalıştıracak unsurlar koymaya çalışıyoruz, çünkü oradan oraya koşturmayı da çok seviyor.

Diğer taraftan onu tatmin edecek, ilgisini çekecek aktiviteler yaratamazsak kendisi için uygun olmayan şeyleri yapmaya başlıyor ve durdurmaya çalıştığımız zaman kıyamet kopuyor. İlk tepkisi hayır diyerek bağırmaya başlamak ve oyuncaklarını fırlatmak. Öncelikleri ve konsantrasyon süresi büyüklerinkinden çok farklı olduğu için yemek zamanı yemeğe oturtmak, dışarı çıkacağımız zaman giydirmek gibi belli zamanı olan aktivitelerdeyse sabrımızı epey zorluyor. Özellikle saatinde bir yere yetişmeye çalışıyorsak evde kıyamet kopuyor. Aslında yapabileceğimiz en iyi şey acil olmayan durumlarda onu acele ettirmeye çalışmak yerine, durup biz onun zamanlamasına uyabilir miyiz diye kendimize sormak. Böylece her seferinde zorlamak yerine zaman zaman onun istediği olduğu için acelemiz olduğunda bize uyması daha kolay olabilir.

Aslında, Efe büyüdükçe ve kelime hazinesi geliştikçe onunla iletişim kurmak daha da eğlenceli bir hale geliyor. Sadece biraz daha sabırlı olmak, önce onu dinlemek ve isteklerine saygı göstermek gerekiyor. Ben onunla sürekli bir pazarlık halindeyim. Önce onun istediğini, eğer uygun değilse isteğinin kabul edilebilir bir kısmını, sonra kendi istediğim şeyi onu aceleye getirmeden yapıyorum. Bazen de tam tersini yapıp istediği şeyi yapmak için önce benim istediğimi yapması gerektiğini söyleyerek ikna ediyorum. Sonuçta iki tarafın istekleri birebir yerine gelmese de kabul edilebilir bir ölçüde anlaşmış oluyoruz.

Bu şekilde aynı zamanda hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu da yavaş yavaş öğreniyor. Pedagoglar bu yaklaşıma ne der bilmiyorum ancak insan bir yerden sonra kendi bildiklerini yapmak zorunda kalıyor. Ne kadar okuyup araştırsanız ne kadar doğrusunun ne olduğunu öğrenseniz de bir yerden sonra kendinize benzeyen çocuklar yetiştirdiğinizi fark ediyorsunuz. O yüzden her zaman söylediğim gibi bence iyi çocuklar yetiştirmenin yolu önce mümkün olduğunca kendini geliştirebilmekten geçiyor.


Yorumlar


Bana Ulaşın

bottom of page